Mustafa Yekta UZUN Özlü sözleri
Şayet ana sayfadaysanız konu başlığına tıklayınız

İşini düzgün yapmıyorsan aşında tat arama!
Haramdır her lokması sana...
Harama el vererek kar elde ettiğini sanırsın.
Oysa ki o kazanç ile yalnızca acıyı satın alırsın.
Kendini aklayacak sözlere değil, kalbini paklayacak olan nasihatlere aç yüreğini...
Allah, olağanca haksızlıklarına rağmen seni yükseltiyorsa bilesin ki ne kadar yüksekten düşürürsem o kadar acı yaşatırım politikasını uygulayacağı içindir.
Allah her Firavun için bir Musa yaratmıştır.
İsimler ve sahneler ayrıdır ama, akıbet hep aynıdır.
Lehine olan duaların kabulü Mevla'nın hukuk bütünlüğüne riayet etmene, reddi ise etmemene endekslidir.
Kuran, anlamsız ve büyülü sözler arşivi değil,
Allah'ın emir ve yasaklarını tebliğ ettiği yaşam kılavuzudur. Öğüt çeşmesidir
Mermisini doldurmadığın silahla kendini savunmazsın.
Emirlerini uymadığın Kuran'la da kendini kurtaramazsın
Bir anlık sevinçlerin daimi hüzünlerin tohumuysa onları mutluluktan sayma!
Gelecek dediğin geçecek olan andır.
Asıl gelecek ebedi yaşam yurdunda geçireceğin zamandır.
'Battı balık yan gider' der, hatalı hal ve hareketlerinin refaketinde dünya denilen okyanusta yüzmeye devam edersen daha derin acılar sana merhaba derler.
İnsanın kendisinden başka düşmanı yoktur.
Leş gibi kokuşmuş olmayı tercih edenlerin rahatsız edici sinekleri bol olur.
Öfke ile kendisini kaybedeni şeytan mutlaka bulur ve kendi hamuru ile yoğurur.
Gül ile herkes gül olur.
Gerçek gül diken karşısında da gül tabiatlılığını korur.
Gününü gün edenin gecesi daha karanlık olur!
Kim kime kazarsa bir kuyu başkası değil,
kendisi düşüyor.
Okyanusa çamur atmakla okyanusu kirletemezsin.
Sadece o okyanusta kendi kirliliğini izhar edersin.
Çölde susuz kalmış olan bir insana su vermek sevaptır ama o suyun içerisine benlik ve beklenti zehirleri katılmamışsa...
İnsanlar su gibidir.
Suyu ocağa koyarsan kaynar.
Buzluğa tıkarsan donar.
İnsanların durumu da böyledir.
Girdikleri ortamların atmosferi ile yavaş yavaş şekil alırlar.
Ancak ve ancak ahmak olan insanlar ben hangi ortama girersem gireyim bozulmam nağraları atarlar.
Kimi insanlar vardır toprağa kaktüs tohumları atarlar
Kimi insanlarda vardır gül tohumları saçarlar.
Gayet iyi bilirsin ki toprağa atılan tohum hangi cinsten olursa olsun hemen yeşermez.
Yeşerdiğinde ise gerçek boyutlarını bir anda izhar edemez.
Aynı şekilde hayat denilen tarlanda attığın doğru ve yanlış adımlarda böyledir.
O halde toprağa kaktüs tohumları saçıp da gül beklentisi içerisinde olma !
Toprak ne ektiysen onu verecek sana…
Kimin gemisine bindiğine dikkat et!
Her ne kadar usta kaptan olsan da dümenin kontrolü senin elinde değil ise, alabora olma riski de var her hâlükârda...
Havuzda iyi yüzen bir insanın ben iyi bir yüzücüyüm beyanında bulunması onun hüsnü zannından ibarettir.
İyi bir yüzücü olup olmadığı hırçın dalgalarla dolu bir okyanusta göstereceği performans neticesinde belirlenir.
İyi bir insan olduğunu iddia edenlerin durumu da böyledir.
Başkalarının elindeki imkan ve olanaklar sizin elinizde de olsaydı acaba aslı tabiatınızı koruyabilecek miydiniz?
Kaldırım asfalta bakmışta kendisini gökyüzünde sanmış
Oysa ki kaldırım da, asfaltta ayaklar altındaymış
Edepsiz yosmaya bakmışta kendisini namus abidesi sanmış
Oysa ki Kuran denilen aynaya baksaymış oturup içler acısı haline ağlarmış.
İlahi ikaz, adaletsizlik ve edepsizlik yolunu ortalayanlara çarpmak üzere olan bir aracın kornası gibidir.
Kulaklarını tıkayan ezilir.
'Allah'ın sopası yoktur.' derler. Sopa musibetler ve kederlerdir.
Gönül gözü kör olanlar bu gerçeği göremezler.
Ey dertli biçare!
Sopa atma artık Ya Rab diye nida edeceğine, sopalık hallerini üzerinden atmayı dene...
Bataklığa sinekler konar.
Cahil olan sinek kovalar.
Ama bataklık yine bataklıktır.
Bir sinek gitse diğer birisi konar.
Aklı başında olan iç alemindeki bataklığı eyleyendir gülistan…
Senin de gözlerin var. Benim de! Sen sendeki gözleri dudaklarına doğru ne kadar eğsen de, ayna yoksa karşısında göremezsin elbette...
Aynanın karşısında bir o yana bir bu yana dengesizce salınıp da aynayı dengesizlik ile suçlama!
Ayna ne görürse onu yansıtır sana...
Sen ki, kor ateşler içerisinde ölüm kalım mücadelesi veren bir kula sabret der, ateşi söndürmeye yarayan gereçleri de beraberinde takdim etmezsen bu durum o kulu sabra davet etmek değil, sabır adı altında felakete ve meranete itelemek anlamına gelir.
Gereksiz harcamalarla hava atmak yerine, hayır ve hasenatlar da bulunmak sureti ile Mevla'ya kanat açmayı dene…
Yüzler birlikte oldukça eski gelir insana ve bıkkınlık getirir.
Aşklar gelip geçicidir. Sorunlar başlayınca bir kenara çekilir.
Para ne zaman saadet getirmiş ki bu devirde iç huzuru getirsin?
Bu dünyada ne vardır bilir misin ey güzel?
insana insancıl ise değer verilir. Sevgi ve fedakarlık ile ödüllendirilir.
Hayatına aşk istidadı ile lanse ettiğin her bir gönül birer sayfadan ibarettir ve Allah sayfa israfından kaçınanlarla beraberdir.
Daldan dala konan kargalar gibi olursan konmuş olduğun her dal bir süre sonra seni silkeler atar. O halde tek bir gönül dalında açan gülleri örnek al.
Solsan dahi seni bağrına basar.
Hangi dala tutunsam çürük çıkıyor, beni taşıyamıyor dersin.
Sorun tutunduğun dalda değil, edepsizlik ve ve benlik denilen ağırlıklarından arınmadan hassas bir dala yeltenmendedir
Gönül satıhlarınızdaki duygusal boşlukları çalı çırpılar ile doldurursanız
Gönül tarlanız çoraklaşır
Çoraklaşmış gönüllere de Allah gül sunmamaktadır.
Aşk limanına demir atmadan önce hırçın rüzgarlara açık bıraktığın yelkenlerini kapatmayı dene !
Aşk değildir insanın gözünü ve gönlünü kör eden
Aşka yelken açmadan öncesinde yediği yasak elmalardır gözünü ve gönlünü perdeleyen…
Ey yanlış seçimin kurbanı olan insan
Seçimi yapan her ne kadar sen gibi görünsen de
Seçimi yaptıranın Allah olduğunu idrak eyle !
Yürüdüğün yollara bir bak !
Çamurlu yollardan yürüyenlerin çamur düşer nasibine
Sana sen gibisini veren Allah'tır
Allah'ım ben bunu hak edecek ne yaptım sorunun cevabı da kalbinde yatmaktadır.
Fakat uyandırmaya kıyamamaktasın
Tek bir hedefte yoğunlaş ! İşte o vakit bu iş olacak
CİNsel taciz, CİNayet, CİNnet!
Bermuda şeytan üçgeni dedikleri bu olsa gerek!
Hapishaneler ıslah etmiyor insanları
Çıktıklarında tekrarlıyorlar aynı suçları...
Psikiyatri hapishaneleri kurulmalı.
umut vaat edenler topluma kazandırmalı, ümitsiz vakalar ise ilaç ile ebediyen uyutulmalı...
Sana verilen görev, iş işten geçmeden onu örten günahlarını ve de benliğini tövbe tırpanı ile üzerinden atman ve o hazineyi dışarı çıkarman...
Mustafa Yekta UZUN / Hakikate yolculuk